Metrocity D Blok K.4 Levent / İstanbul     info@mugeugurlu.com

Ben Müge Uğurlu

1969 yılının 23 Mayısında Güneş ikizler burcundaki seyrine yeni başlamışken İstanbul Cihangir Klinik’te, inşaat mühendisi bir baba ile hukukçu bir annenin ikinci kızı olarak dünyaya geldim.

Çocukluğumun en güzel günleri Maçka Valideleşme’de yaşadığımız Mutlu Apartmanı’nda geçti. Bazen, ahşap tırabzanlı geniş mermer merdivenli apartmanımızın yerleştiği Dibekçi Sokak, sokağın bitimindeki park, karşımızdaki bakkal dükkânı, dairenin giriş kapısının üzerindeki (hala sakladığım) İnşaat Mühendisi Abdullah Uğurlu yazılı kartvizit büyüklüğündeki küçük levha, tüm ayrıntıları ve renkleri ile gözümün önünden akar gider. Çocukluktan gençliğe adım attığım yıllarım, tutkuyla bağlandığım baleyle ve seksenli yılların meşhur “Fame” adlı konservatuar öğrencilerini konu alan müzikal filmini tekrar tekrar bıkıp usanmadan izlemekle geçti. Yine aynı yıllarda, merhum dedem göz doktoru Kemalettin Tolunay’ın, ilham dolu vizyonu ve zorluklarla geçen hayat mücadelesinin, ileriye dönük seçimlerimi belirlememde etkin rol oynadığını söyleyebilirim. Dedem, 17 yaşında gittiği Çanakkale Savaşı’nda gazi olmuş, meslek hayatı boyunca Anadolu’da Trahom salgını ile mücadele etmek için kasaba kasaba dolaşmış idealist bir doktormuş. Ancak bedeni, yaşadığı dönemin güç koşullarına ve bu ağır iş yüküne dayanamamış ve bu vakitsiz ayrılış, onu tanıma, anılarını ve tecrübelerini kendi dilinden dinleme fırsatını elimden almıştı. Ofisimde asılı duran göz ihtisasını yaptığı Hamidiye Etfal Hastanesinin bahçesinde çekilmiş beyaz önlüklü fotoğrafı ve ciltleri dağılmış eski dil yazıdaki anatomi atlasları, aradan geçen onca seneye rağmen, varlığını her zaman hissettirir bana.

Tıp fakültesinde ve meslek hayatımda aldığım tüm eğitimlerde Hipokrat hekimliğinin en önemli ilkelerinden biri olan, “Hastalık yoktur hasta vardır” ilkesinin vazgeçilmezliğini,  koruyucu hekimliğin önemini, beden, ruh ve zihnin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu ve ancak insanı bir bütün olarak değerlendirdiğimizde kalıcı şifayı sağlayabildiğimizi öğrendim. Her zaman kişiye özel, en önemlisi kişiye zarar vermeden, tedaviler yapılması gerektiğini temel prensip edindim. Buradan yola çıkarak hastalarıma bütünsel tıp uygulamalarında ve koruyucu hekimlikte kullanılan, en iyi koşullarda üretilmiş, güvenli ürünler sunmak için, M Clinic Pharma’yı kurdum. Sonrasında, The M doğal kozmetik markam bu süreçte yerini aldı.

Ruh-beden-zihin bir bütündür ve sanat bu bütünü sağlıklı bir şekilde birbirine bağlayan muhteşem bir kaynaktır. Bu manada, görsel ve sahne sanatlarının birçoğunu deneyimleme şansını kendime tanıdığım için mutluyum. Doğanın sunduklarını anlamlandırma yolunda beş duyumuzu kullanabilme yetkinliğimizi artırmak ve bunu sanatın izinde yaşamıma ve işime yansıtmak, her güne heyecanla uyanabileceğim tarifsiz güzellikler kattı bana. Keşfettiğim bu yeni dünyada kimseden alkış beklemeden kendi sahnemi yarattım. Kimi zaman bale pabuçlarımı tekrar giyerek parmaklarımın üzerinde yükselerek, başrol oyuncusu oldum. Renklerin büyüsüne kapılarak, kuş figürleri ile ifade bulan yağlı boya resimler yapmaya başladım. Tablolarımla ulusal ve uluslararası birçok sergiye iştirak ettim. Katıldığım edebiyat ve yazarlık atölyelerinde, yazarak nasıl kendi sınırlarımı aşabileceğimi, hayallerin kâğıda dökülerek nasıl gerçekleşebileceğini öğrendim. Bu keyifli yolculukta, birlikte çalıştığım çok değerli hocalarımın sanat ve hayat öğretileri ile evrildim.

Bir hekim olarak tüm bunları deneyimlerken, sanatın ne büyük bir iyileştirici gücü olduğunu fark ettim. Sanat psikoterapisi ile ilgili çok sayıda eğitime ve seminere katıldım. 2015 yılından beri de resim ve heykel çalışmalarıma aralıksız devam etmekteyim.                

Vizyonum, büyük önderimiz Atatürk’ün dediği gibi bilimsel düşünme ve uygulama alışkanlığından vazgeçmeden ilerlemek, M Clinic Pharma’nın faaliyet alanlarını geliştirmek, öğrenmeye ve sanatsal aktivitelere ara vermeksizin devam etmek ve çok daha fazla sayıda kuş resmedip onları dünyanın her yerine uçurmak olacaktır.

Saygım, sevgimle…

 Dr. Müge Uğurlu