SANATLA İLİŞKİM

İnsanlık, doğada varlıkla yokluğun devri daim yaptığı bir süreçte varlığını sürdürüyor. Kendine bir alan yaratmak için onun yıkıcı yönleriyle mücadele ederken, iyileştirici yanlarında da şifa arıyor... Tüm çabamız, doğayı daha fazla anlamaya, gizemlerini mümkün olduğunca çözmek için... Onu anladıkça kendi sırrımızı, varlık sebebimizi de çözmeye vakıf olacağız. Bedenimize sunulmuş olan beş duyumuz, doğanın bu döngüsünü hissetmek, fark etmek ve anlamlandırmak için eşi benzeri bulunmaz bir araç. Sanatın, bu beş duyumuzun süzgecinden geçen özgün ve estetik yansımalar olduğunu düşünüyorum. Aslında herkesin kendi içinde ulaşabileceği bir sanatçı kimliği var, sadece açığa çıkmayı bekliyor. Ben de içimdeki sanatın kapılarını resimle araladım. Resme duyduğum ilgiyi Funda Tarakçıoğlu Atölyesi’nde ve onun hocalığında geliştirmeye çalışıyorum. Genelde masalsı tarzdaki kuş figürlerini, değişik dokular kullanarak yağlı boya ve akrilik üstüne uyguluyorum.

Resmin yanı sıra, heykel ve Bodrum’da bulunduğum zamanlarda Dirmil Sanat Atölyesi’nde seramik çalışmaları yapıyorum.
Beden, ruh ve zihin bir bütündür anlayışını temel prensip edinmiş bir hekim olarak, sanatın insan ruhunda müthiş bir iyileştirici gücü olduğunu, bu süreçte deneyimleyerek öğrendim. Sanat psikoterapisi üzerine birçok eğitime katıldım. Doğayı, renkleri tuvallerde yeniden anladım, yeniden yorumladım. Özellikle masalsı kuş figürlerini çok sevdim, onların naif, zarif ve güzel dünyasını yansıtmayı ölümsüzleştirmeyi seviyorum. Çalışmalarımla geliri Otizm Güçlü Aile Derneği’ne bağışlanmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda sergilere katıldım. Bu Derneğin aynı zamanda Bilim ve Sanat Koordinatörlüğünü yürütüyorum. Türkiye’nin ilk ve tek sanat portalı olan lebriz.com’un sanatçı üyesiyim. www.lebriz.com/mugeugurlu
Tuval karşısında olmak, hayatta beni en çok mutlu eden aktivitelerden biri.

YUKARI